|
Ediz YANIKOĞLU, Rittal Türkiye
Pazarlama Müdürü
www.rittal.com.tr
Figür 1: Akış
optimizasyonlu fan ve filtre ünitelerinden ısı
değiştiricileri ve iklimlendirme ünitelerine oradan da işlem
biriminde direkt sıvı soğutmalı ünitelere kadar endüstri ve
IT pano sistemlerindeki tüm ihtiyaçlar için Rittal
etkileyici ve ekonomik pano klima ve iklimlendirme
sistemleri sunar.
Pano klima sistemlerinde enerji verimliliği adına akılcı
adımlar ,
“Enerji tasarrufu” endüstriyel üretim süreçlerindeki güç
elektroniğinin ve IT altyapı sistemlerinin şu an ve
gelecekteki en önemli başlıklarından biridir. Evrensel iklim
ve çevresel problemler bakış açısı ile mevcut kaynaklar
etkin, ekonomik ve sosyal olarak kabul edilebilir yollardan
kullanılmalıdır. Bu durumda, akıllı klima kontrol
teknolojileri önemli katkıda bulunabilirler.
Enerji maliyeti özellikle ülkemizde günden güne artmaktadır.
1960’larda en temel seviyeden başlıyarak ulaşılan nokta
geçmişte yapılan en kötümser tahminlerin bile çok çok
üzerindedir. Çevresel hayatın kalitesinin
sürdürülebilmesinin gerekliliğinin yanında, ki bu çok
ciddiye alınması gereken bir konudur, doğabilecek tüm enerji
tasarrufu şansını da değerlendirmek de ekonomik
gereksinimdir.
Enerji tasarrufu tasarım aşamasında başlar ,
Klima kontrol çözümlerinde enerji verimliliğindeki kararlı
adımlar, havalandırma sistemlerinin tasarım aşamasından önce
başlar ve çoğunlukla ilk prototipin oluşmasından öncedir. Bu
aşamada güçlü tasarım enstrümanları ve yardımcıları var
olmalıdır; Bilgisayar destekli proje mühendislik araçları,
CFD (ölçümleme akış dinamikleri) simulatörleri ve test
aşamasında tam donanımlı ısı laboratuarları. Bununla
birlikte bir takım kısıtlamalar vardır; seçilen klima yada
havalandırma ünitesi daha sonra doğabilecek ihtiyaç
büyümelerinde hem pano hem de havalandırma ünitesi açısından
boyutlandırılabilir olmalıdır.
Fan sistemleri, hava/hava ve hava/su ısı değiştiricileri,
tekrar soğutma sistemleri ve aktif soğutma üniteleri (heat
pump prensibine dayanan) için tanımlanan proje mühendisliği
ve optimizasyon araçları bilim adamlarının kafasını teoride
meşgul eden konu olmayıp daha çok pratikte olması gereken
ihtiyaçtır. Önüne geçilmesi gereken kötü durum iki ayrı
yönden gelir. Enerji tasarrufunun merkezi olarak
izlenmesinin yanında elektronik ve proses teknolojisinin
kurtulması için şartlar vardır ; soğutma teknolojisinde 40
kW ısı kayıplı IT kabinleri geniş yer tutmaktadır. Isı
yükünün yaklaşık olarak 0.6 x 0.6 x 2 mt’lik bir hacimden
tahliye edilmesi söz konusudur, bu durumda gücünüzün tam
donanımlı iki yada üç kabin’e yetecek düzeyde olması
gereklidir. Çünkü server kabinleri yada pano sistemleri
nadiren tek gözlü olacaklardır. Bunun yerine daha çok çoklu
sistemler mevcuttur, unutulmaması gereken bir konu da ileri
dönük planlamalarda rasyonel enerji kazanımıdır. Bir yanda
ısının dikkatlice artıklaştırılması diğer yandan da kıt
fosil kaynaklarının (gün geçtikçe pahalaşan) ısınmada
kullanılması maharet isteyen bir meseledir. Bu yüzdendir ki
Rittal geri dönüşümlü ısı atıklarını tekrar soğutma
sistemleri ile kullanmak üzere arayüz bağlantılarını hali
hazırda planlamaktadır.
Figür 2: Server kabin
ve panolarından tahliye edilen atık ısı tekrar
kullanılmalıdır. Bu örnekte görebileceğiniz üzere sıvı
soğutma sistemi (Liquid Cooling Systems: LCP) tekrar soğutma
ve görüntüleme sistemine entegre edilmiştir.
Soğutma ünitelerinin sabit tutulması enerji tasarrufu
sağlar ,
Soğutma ünitesini yüksek soğutma faktörlü olarak imal etmek
ve işletmek madalyonun bir tarafı iken, işletme ömrü
içerisinde soğutma kapasitesini sabit tutmak diğer bir
yanıdır. Bunun sebebi, soğutma ünitelerinin soğutma
kapasiteleri ve hava filtrelerinin sıkça ve aniden
kirlenmesidir. Sonuç olarak enerji tüketimi artar.
Konvansiyonel pano soğutma ünitelerinde, ağır şartlardaki
kullanım ortamında kısa süreli bir işletim sonunda %30 ila
%50 arasında güç kaybı beklenir. Tek çıkar yol sık
aralıklarla filtre elemanlarını yenilemek yada bakım
yapmaktır.
Rittal’in TopTherm PLUS soğutma üniteleri ile bu gerçeğin
farklı olabileceği kanıtlanmıştır; bu alışılmadık yöntem
kondanser ünitesinin yüzeyinin nano kaplama teknolojisi ile
üretilmiş olmasıdır. Bu soğutma yüzgecinde ince bir koruma
katmanı sağlar. Yüksek karbon içeriği sayesinde bu polimer
yapı cam gibi sert ve düzgün bir yapı oluşturur. Düşük
seviyede kirlenme sayesinde kondanser uzun süre temiz kalır
ve değişime ihtiyaç duymaz. Koruma keçesinin kullanılması
zorunlu olduğu durumlarda çabuk kötüleşen filtrelerin yerine
metal filtreler kullanılabilinir.
Pratikte bu ne anlama geliyor? Bakım aralıklarının uzaması
ve soğutma ünitesinin uzun süreli olarak yüksek verimlilikte
çalışması anlamına geliyor. Üniversite araştırmaları bu
yüzeyin eşsiz özelliğini onaylamaktadır.
Figür 3 + 4: Elektro
mikroskopla taranmış yüzey resimleri farkı göstermektedir.
Uzun süreli testlerden sonra araba imalatçıları AUDİ ve VW
maliyet kazançlı faydaların altını çizmektedirler. Toz ve
yağ buharı ile kirlenmiş ortamlarda dahi gözlemlenen, onca
ay içerisinde kayda değer herhangi bir soğutma kapasitesinde
düşüş olmaması ve ek temizlik ihtiyacı duyulmamasıdır.
Figür 6: AUDI üretim tesislerinde yenilikçi RiNano kaplama
teknolojili Rittal TopTherm PLUS soğutma üniteleri
kullanılmıştır.
Sonuçta, bu tip soğutma üniteleri sürekli yüksek soğutma
kapasiteleri ve enerji tasarruflu imal edilmiş olmaları
sebebi ile endüstri ortalamalarının çok çok üzerinde bir CO2
emisyon değeri sağlarlar. Karşılaştırmalar da para ve CO2
adına cömert kazançların olduğunu göstermektedir. Rittal
iklim kontrol üniteleri 2.30 soğutma faktörüne sahiptir. Bir
çok geleneksel soğutma üniteleri karşılaştırıldığında bu
faktör 1.64’tür. Böylece, eğer 200 ünitenin işletmede olduğu
bir fabrika düşünürsek (ki bu figür üretim hatlarında ve
fabrika kontrol sistemlerinde alışılmadık değildir) ve %60
tam yükte, %40 az yüklü olarak günde 16 saat, yılda 250 gün
ortalaması ile hesaplanacak olursa, ekstra 34,000€ (bu örnek
Almanya için hesaplanmıştır: 11 cent / kWh) enerji maliyeti
ortaya çıkacaktır. CO2 bilançosu ise açıktır: yüksek soğutma
faktörlü klima ünitesi yılda 203,000 kg daha az CO2
üretecektir. Yalnızca parasal açıdan değil ama bu çevre
açısından da gerçekten bir kazançtır.
Soğutma sistemlerindeki değişim yolda ,
90’lı yıllarda soğutucularda kullanılmaya başlanan R134a (tetrafloretan)
gazı kullanımının yasaklanması Avrupa’da uzun zamandır
tartışma konusudur. Bu yıllar içerisinde, çok ciddi Ar-Ge
yatırımları ile Rittal çeşitli gazlar ile soğutma
çalışmaları yapmıştır. Ve CO2’li soğutma ünitelerini
geliştirmiştir. Bu başarılı geliştirmelerin sonucunda tavan
ve duvar montajlı modellerini Nisan 2008’de Hannover
Messe’de sergilemiş ve seri üretim noktasına gelmiştir.
Bilindiği üzere, bu çözümle fosil yakıtların neden olduğu ek
emisyonda önlenmiş olacaktır.
Figür 7: Rittal bu yeni
CO2 sistemi ile teknoloji ve çevre koruma konularındaki
liderliğini bir kez daha göstermiştir.
Sonuç;
Her zamankinden daha çok olarak, ekolojik ve ekonomik bakış
açısı ile enerjiyi, sorumluklu ve ekonomik yollardan
kullanmalıyız. Bu yalnızca bizim gelecek jenerasyona karşı
sorumluluğumuz olduğundan değil aynı zamanda kendi
yaşamımızı sürdürmemiz ve ekonomik nedenler için de
gereklidir.
Müşterilerimiz adına problem oluşmadan geleceğin getireceği
rekabete hazır olabilmek için Herborn fabrikamızda sürekli
Ar-Ge faaliyetlerimizi günden güne artırarak gücümüzü
pekiştiriyoruz. Bunu yapabilmek için müşterilerimizle ve
bilimsel araştırma enstitüleri ile yakın temasta bulunarak
kontak düzeyimizi artırıyoruz. Güncel örnekler etkin enerji
kullanımının sağlanabilmesindeki açıklayıcı yollarıdır.
Klima ünitelerindeki sürekli işletme altında enerji
tasarrufu ve ömür uzatma çalışmaları ilerlemeye devam
etmektedir. Dahili fanın enerji tasarrufu için bir kontrol
sinyali ile bekleme konumuna geçmesi geliştirilmiştir.
Harici uygulamalarda daha güvenli, daha az bakım gerektiren
ve ekolojik düzene saygılı Fuel Cell uygulamaları
başlamıştır. Prensip olarak danışmanlık ve asistanlık Rittal
filozofisi’nin en önemli bileşenidir. Dünya’nın 70
noktasında aktif olması da işte bu yüzdendir. |